Duygu Has
Duygu Has
Giriş Tarihi : 14-12-2021 22:49
Güncelleme : 09-04-2022 17:22

Sevilmeye Değer Biri Değilim

Bu hayatta sevilecek biri değilim

 Şema, kendinizi eksik ve kusurlu olarak görmenize bu nedenle de, hayatta sevilmeye, değer ve saygı görmeye layık olmadığınıza dair inancı içerir. Buradaki kusur,  öze yöneliktir. Kişiliğiniz, aklınız, karakteriniz, genel kültür düzeyiniz, sosyal ilişki becerileriniz gibi içsel niteliklerle ilgilidir. Dıştan belli olmaz. Şema kendinizi değersiz, yetersiz ve bu şekilde kabul edilmez olarak gördüğünüz için insanların sizi yakından tanımalarından ve gerçekte kim olduğunuzu anlamalarından çok korkarsınız. Bu durum insanların yanında aslında olduğunuz gibi davranmakta zorlanmanıza, bunun yerine bam başka biri gibi davranmanıza, alternatif bir kimlik yaratarak mış gibi yapmanıza neden olur. Aksi halde insanların  sizi bırakacaklarına inanırsınız.

İnancın temel duygusu utanç ve korkudur. Kusur olarak gördüğünüz özellikleriniz utanca, bunların bir başkası tarafından anlaşılma ihtimaliyse korkuya neden olur. Kusur olarak gördüğünüz şeyler kendinize yönelik olumsuz bakış açılarınızda saklıdır. Kendinizde yanlış bir şeyler olduğunu düşünürsünüz. Kendinizi yeterince zeki, özel, olgun, ilgi çekici biri olarak görmez, iyi bir kişiliğiniz olduğuna inanmazsınız. Kendinizi diğer insanlardan eksik hissedersiniz Diğerleri size göre her zaman, daha güzel, dikkat çekici, akıllı, esprili, görgülü, entelektüeldir. Kendinizi diğerlerinin ilgisini, dikkatini üzerinizde tutabilecek kapasitesi olmayan biri olarak görürsünüz. Kendiniz dışınızdaki herkesi, hatta tüm dünyayı çoğu bakımdan daha arzulanabilir olduğuna inanırsınız. Kendinizi her zaman küçümserken diğer herkesi yüceltirsiniz.  Kendinizi diğerleriyle bu şekilde  olumsuz kıyaslamanız bazen kıskançlığa neden olur.

Kendinize yönelik düşünceleriniz sizi her zaman nakavt eder. Kendinize karşı aşırı eleştirel, cezalandırıcı ve küçümser yaklaşırsınız. Bir konuda başarısız veya  yetersiz olduğunuzda,  acemilik çektiğinizde kendinize çok acımasız sözler sarf edebilirsiniz. Zihninizden yine beceremedim, aptal durumuna düştüm, o benim neyine ki, her şeyi elime yüzüme bulaştırdım şeklinde düşünceler zihninizde dönmeye başlar. Kendinize yönelik olumsuz bakış açısınız, iyi ve olumlu yönlerinizi küçümsemenize ve değersizleştirmenize neden olur. Başarılarınız, kendinize dair olumlu ne varsa.

Şema iyi olmayan yönlerinizle  kabul edilemez ve sevilemez olduğunuza dair kuvvetli bir inanç geliştirmeniz karşıdan gelen mesajları yanlı yorumlamanıza, olası başarısızlıklara, reddedilmelere ve eleştirilere duyarlı olmanıza neden olur. Mesela biri sizinle konuşmak ve hatırınızı sormak için telefon açmasını aslında konuşmak istemediğine bunu  için sizi çabucak geçiştirdiğine, sizin onu aramaması için aradığına yorabilirsiniz.

Her birey şemaları aynı şekilde deneyimlemez. Şema bazı bireyleri,  daha naif, çekingen, kırılgan, toplum önünde konuşmakta zorlanan, başkalarının sözleri ve eleştirilerine duyarlı, kendini savunmakta zorlanan ve eleştirel insanlar arasında yer almaya yatkın hale getirebilirken, bazılarını da dışarıdan normal görülen ancak yakın ve uzun süreli ilişkilerden kaçınan bunun yerine kısa süreli ilişkilere yönelen, bazı bireyleri ise dıştan mükemmel görünüm çizen,  sorunlar için başkalarını sorumlu tutan, empati kurmayan, ben merkezci, yakınlarını eleştiren, kariyer, statü ve ün elde etmeye çalışan, her şeyin en iyisine layık olduğuna inanan, eleştiriler karşısında agresif bir tutum sergileyen bir yapı geliştirmesine neden olabilir. Hangi yolla olursa olsun ortak nokta iç dünya da hissedilen ve kimseyle paylaşılmayan temeldeki   inançtır.

 Şemaların kendini devam ettirme eğilimi vardır. Zihin önceden aşina olduğu sonuçları tekrar tekrar deneyimleyeceği davranış ve seçimlere yönlendirerek neye mal olursa olsun aynı senaryoları yaşamanıza neden olur çünkü bu durum zihne konforlu gelir.

Şemaların kendini devam ettirme şekillerinden biri de sizleri eleştiren, küçümseyen, reddedici partnerlere çekilmenizdir. Hayatınıza aldığınız kişiler, sizi eleştiren, sürekli küçümseyen, reddedici, sizinle ilgilenmeyen, kötü davranan, fiziksel ve duygusal anlamda taciz eden, inciten ya da sık sık seyahat eden, başka şehirde yaşan, evli, başka ilişkileri olan bağlanamayan kişiler olabilir. Sürdürülen ilişkilerin mazoşist örüntüleri vardır, kötü davranışları tolere eder, karşı koymaz, öfke duymazsınız. Sizinle ilgilenmeyen ve uzak kişileri çekici bulur ve ilgisini çekmek istersiniz.

 Partneriniz bu özelliklere sahip olmadığı zamanlardaysa şemanız ilişkinizi sabote edecek şekilde işleyebilir. Bunun bir çok yolu vardır. İlişkinizde bir sorun olmadığında ve hayatınızda size değer veren biri olduğunda siz ilişkiyi sıkıcı bulabilir, kabul edildiğinizi anladığınızda ilginizi kaybetmeye başlayabilir ya da siz eleştiren taraf olmaya başlayabilirsiniz. Şema kendinizi eksik hissetmenize neden olduğundan partnerinizi diğer insanlardan kıskanmanıza  , kısıtlamaya çalışmanıza ya da hala size değer verip vermediğine dair sorular sorarak  mesela onun benden daha iyi olduğunu düşünüyorsun değil mi  şeklinde kendi değerinizi küçültmenize neden olacak davranışlar sergileyebilirsiniz. Ya da bir gün partnerinizin sizin aslında nasıl biri olduğunuzu anladığında bırakacağına dair gergin bir bekleyiş içerisine girerek en sonunda ilişkiyi noktalayan taraf siz olabilirsiniz.

Hangi yolla olursa olsun ilişkilerdeki deneyimlediğiniz örüntüler, çocukluğunuzdaki örüntülerin uzantıları olarak hayatınızda yer almaya devam eder

 Şemanızın oluşumuna zemin hazırlayan atmosferde  sevilmeyen ve saygı duyulmayan bir çocukluk öyküsü vardır. Ebeveynler burada hemen hemen her şeyi eleştiren, çocuğunu hiçbir  konuda yeterince iyi bulmayan, yetersiz hissettiren, hiçbir şeyi beğenmeyen, sizi sürekli olumsuz şekilde diğer insanlarla kıyaslayan, küçümseyen, cezalandıran, fiziksel ya da duygusal olarak örseleyen konumdadır. Sizleri olduğunuz gibi kabul etmemişledir, ne yapsanız kabahat olmuştur. Otursanız bir dert, kalksanız ayrı bir dert, konuşsanız kabahat sussanız ayrı kabahat olmuştur.  O kadar yetersiz, kabahatli ve hatalı hissettirmişlerdir ki bu çocukluğunuzun temel duyguları olmuştur. Aile de ne ters gitse kendinizi suçlamış hatta ailenize davranışlarından  ötürü belki de  kızmamışsınızdır. Esasında buradaki kusur, kusurlu olduğunuz için değil utandırıldığınız için bu şekilde hissetmişsinizdir. Eleştiriye maruz kalmanız sizden kaynaklanmıyordur, muhtemelen ebeveynlerinizde de bu şema vardır ve çocukken savunmasız olduğunuz için  bunun kurbanı olmuşsunuzdur.

 Peki sürekli eksik hissederek yaşamak, örselenmemize neden olacak ilişkilerin içerisinde yer almak kader mi tabi ki de değil, sizlerin de herkes kadar öncelikle kendinizi sevdiğiniz, değer verdiğiniz daha sonra da sevildiğiniz, değer gördüğünüz bir ilişki yaşamak herkes kadar hakkınız. Yeter ki değişim için kendinize bir şans verin.

 

 

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Hayat Nasıl Gidiyor ?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA