GÜNCEL
Giriş Tarihi : 27-12-2019 12:43   Güncelleme : 27-12-2019 12:45

Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 100.Yıl Dönümü

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Özden, Mustafa Kemal Paşa'nın merkezi bir nokta olarak Ankara'yı karargah merkezi seçtiğini belirtti.

Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 100.Yıl Dönümü

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neşe Özden, Mustafa Kemal Paşa'nın Ankara'ya büyük önem atfettiğini belirterek, genç Türkiye'nin güçlü coğrafi ve stratejik durumunun gereksinmelerine, iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarına, ülkenin güç kaynaklarından yararlanılmasına, dağıtımına ve gelişimine cevap verecek merkezi bir nokta olarak Ankara'yı karargah merkezi seçtiğini belirtti.

Prof. Dr. Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 100'üncü yıl dönümünün tarihsel önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Özden, Milli Mücadele yılları ve önceki dönemde iki tepeli bir kent görünümündeki Ankara'nın doğal haliyle bir savunma, tahkimat mevzisi ve geliştirilmeye uygun bir şehir olduğunu söyledi.

Anadolu’nun merkezindeki konumuyla yabancı tesirlerinden uzak bir stratejik konumdaki Ankara'nın dönemin kısıtlı imkanlarında kısmen de olsa ulaşım ve haberleşme kolaylıkları da sunduğunu anlatan Özden, şehrin telgraf şebekesi ve demiryolları açısından bağlantı ile irtibat kolaylıkları sağladığını ifade etti.

Özden, Atatürk'ün Ankara'yı Milli Mücadele'nin karargahı yapmasının en önemli nedeninin işgal altındaki İstanbul'a ve batı vilayetlerine yakın olması olduğunu belirterek, 27 Aralık gününü ve öncesini şöyle anlattı:

"Mustafa Kemal Paşa Ankara'ya büyük önem atfediyordu. 1919'da Heyet-i Temsiliye Ankara'ya gitmeliydi. Atatürk'ün Nutuk'ta belirttiği gibi Heyet-i Temsiliye'nin doğu vilayetlerinden ziyade batı vilayetlerine, İstanbul'a yakın olmasını gerektiren sebepler çoktu. Örnek olaylara bakıldığında, batı ve güneybatı vilayetlerinde resmen işgal altında olan yerler vardı. Oysa doğuda Kazım Karabekir Paşa'nın kumandasında 15. Kolordu vardı. Heyet-i Temsiliye, 18 Aralık 1919'da Sivas'tan uğurlandı. 27 Aralık'ta Beynam köyü üzerinden Ankara'ya ulaştı. Ankara'da sıcak bir karşılama gerçekleşti.

Ali Fuat Paşa ve Vali Vekili Yahya Galip, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını (Hüseyin Rauf, Mazhar Müfit, Hakkı Behiç, Cevat Abbas, Dr. Refik Saydam, Hüsrev Gerede ve diğerleri ) 27 Aralık günü öğlene doğru Dikmen sırtlarında Mustafa Kemal Paşa'yı karşıladı. Dikmen'den Hükümet Konağı'na uzanan bir yolculuk gerçekleşti. Bu güzergahta Seymenler'in de hep bir ağızdan seslenerek vatana ve Mustafa Kemal'e olan bağlılıklarını içtenlikle dile getirmeleri unutulmaz bir güzellikteydi. Hükümet Konağı'na uzanan yürüyüşte, seymenler ve halk da yer almıştı."

"Milli temsiliyet" ten "milli vekalet"e

Prof. Dr. Özden, milli kongrelerle sembolleşen "milli temsiliyet" sisteminin Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelmesinin ardından gelişen olaylarla ve Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışıyla yerini "milli vekalet" sistemine bıraktığının altını çizdi.

27 Aralık 1919'da Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gelmesi ile kentin, Türk Kurtuluş Savaşı'nın merkez karargahı olduğunu belirterek, 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla yeni Türk Devleti'nin temellerinin atıldığını, Türk Kurtuluş Savaşı'nın buradan yönetildiğini, Ankara'nın fiilen başkent durumuna geldiğini belirtti.

Ankara'nın başkent olması da Ata'nın gelişiyle güçlendi

Lozan Barış Antlaşması'nın TBMM tarafından onaylanmasından sonra İstanbul'un Eylül 1923 sonlarından itibaren tahliye edilmeye başlandığını ve 6 Ekim'de de yabancı işgal kuvvetleri tarafından boşaltıldığını ifade eden Özden, şunları kaydetti:

"Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması sonrasında, dış işgalden kurtulan Türkiye'nin fiilen de kurtuluşuyla birlikte, İsmet Paşa (Hariciye Vekili), Malatya Milletvekili olarak Ankara'nın başkent oluşunu öngören önergeyi 9 Ekim 1923'te arkadaşlarıyla birlikte TBMM'ye sundu. Anayasa maddesinin gerekçesi, aslında Anadolu'nun merkezinde bir başkent tesis etmek lüzumunu açıklayacak ve yansıtacak nitelikteydi. Bu kapsamda yorum yapılacak olursa, yeni Türkiye'nin güçlü coğrafi ve stratejik durumunun gereksinmelerine, iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarına, ülkenin güç kaynaklarından istifade edilmesine, dağıtımına ve gelişimine, nihayetinde yeni bir rejim-sistem örgütlenmesi ve yeni fikri temeller ve fiziksel-sosyolojik çevre ekseninde güçlenmesinin sağlanmasına cevap verecek bir merkezi nokta olarak Ankara seçilmişti."

İç ve dış güvenlik için Ankara

Özden, Ankara'nın başkent olması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilen teklife bakıldığında da geçmişte yaşanılan başkent İstanbul'un dış güçlerce işgali gibi acı tecrübeleri göz önünde bulunduran bir yaklaşımın esas alındığı ve yeni Türk Devleti'nin idare merkezi için Anadolu'nun içlerinde Ankara kentinin seçilmesinde iç ve dış güvenliğin sağlanması hususunun önem taşıdığının görüldüğünü vurguladı.

Prof. Dr. Neşe Özden, Ankara'nın 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik bir kanunla yeni devletin başkenti olmasıyla, Cumhuriyetin ilanı için de önemli bir adım atılmış olduğunu sözlerine ekledi.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 37 17
  • 2 İstanbul Başakşehir 33 17
  • 3 Alanyaspor 32 18
  • 4 Trabzonspor 32 17
  • 5 Fenerbahçe 31 17
  • 6 Beşiktaş 30 17
  • 7 Galatasaray 27 17
  • 8 Yeni Malatyaspor 24 17
  • 9 Gaziantep FK 24 17
  • 10 Göztepe 23 17
  • 11 Denizlispor 22 17
  • 12 Çaykur Rizespor 20 17
  • 13 Gençlerbirliği 18 17
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 17
  • 16 Antalyaspor 14 17
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA