Giriş Yap Kayıt Ol
EKONOMİ | Tunçbilek Reklam
    EKONOMİ Kategorisi
    Yemeklik Yağa Litre Başına 10 Kuruş Zam Geliyor DETAY
    Yemeklik Yağa ...

    Yemeklik Yağa Litre Başına 10 Kuruş Atık Vergisi Eklendi   Nebatsal Yağ Sanayicileri Derneği İdare Heyeti Başkanı Sayın Tahir Büyükhelvacıgil, yemeklik yağda litre başına 10 kuruş atık yağ aidatı getirildiğini kamuoyuna açıkları ve sektörle alakalı genel bir değerlendirme yaptı.   Nebatsal Yağ Sanayicileri Derneği BYSD İdare Heyeti Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, plastik poşetlerin paralı olmasına ait Etraf Yasası kapsamında, yemeklik yağların litre başına 10 kuruş “atık yağ aidatı” getirildiğini açıkladı. Başlangıçta bu meblağın hem nebatsal hem de madeni yağlar için 50 kuruş olarak tanımlandığını, ancak kendilerinin mücadeleleri neticesinde her ikisi için de 10 kuruş üzerinden vergilendirilme yapılacağını söyledi.   Bahsi geçen vergilendirme dolayısıyla sanayicinin senelik ödediği aidatın üçe katlanabileceği belirtiliyor. Özellikle Naylon poşetlerin paralı olması aylardır ülke gündemimizi meşgul eden ve pek çok değişik kavgalara yol açan bir mevzu olarak sosyal medyayı meşgul etmekte. Yılbaşından bu yana market poşetlerinin en az 25 kuruştan satılmasına karar verilmiş olması ve  şimdi aynı yasa kapsamında getirilen atık yağ aidatının da bu sefer üretici – hizmet sağlayıcılar tarafında benzer eleştirileri doğuracağı öngörülüyor.   Gazetecilerin konu ile ilgili sorduğu soruları cevaplayan BYSD İdare Heyeti Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Türkiye’de yalnızca fast-food lokantalarından günde 50 bin ton atık yağ çıktığını söyledi. 100 – 150 bin ton kapasitesi olan orta ölçekli bir şirketin bile senelik 8.5 milyon lira geri dönüşüm katkı payı ödemek zorunda kalacağını sözlerine ekledi.   Benzer şekilde ambalajcılar da üretim süreçleri dolayısıyla devlete ambalaj geri dönüşüm katkı hisseyi ödemek zorunda kalacaklar.   Büyükhelvacıgil atık yağ aidatı ya da ambalaja zam gibi uygulamaların maliyetleri hızla etkileyecek kalemler olduğunu ve 2019’da bu alınan kararın yürürlüğe girmesi ile enflasyonun olumsuz şekilde etkileneceğini belirtti. TBMM’de bekleyen tağşiş kanununun şu ana kadar çıkmadığını, tağşişli yağ üretenlerin ise sorumluluklarının daha az olması dolayısıyla nitelikli yağ üretenleri rekabet edemez hale getirdiğini vurguladı.   İnsanların sıhhatini tehdit edecek mahsuller sunanlara gereken cezanın özellikle bu şartlar altında hızla verilmesi gerektiğini belirten Büyükhelvacıgil, bu cezaların caydırıcı da olması gerektiğini söyledi. Tağşişle, harcayıcılar da dahil hepimizin ortak bir çaba içinde olması gerektiğini belirtti. Para cezasının tağşişli yağa karşı tesirli olamayacağını söyleyen Büyükhelvacıgil, daha evvel Gaziantep’te bir işletmenin ayçiçeği yağına ucuz yağ karıştırması nedeniyle 1 sene 1 ay 10 gün hapis cezası almasının örnek vaka olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.   Öte yandan başkan,  Türkiye ayçiçeği imalat kapasitesi ise dünya standartlarının oldukça altında olduğunu da söyledi.   Türkiye 1.2 milyon ton ayçiçeği üretirken, tarım alanları ve nüfusları bizden çok daha az olan Moldova’nın 1.5 milyon, Bulgaristan’ın 1.8 milyon ton, Romanya’nın da 1 milyon ton üretim gerçekleştirebildiğini, bizim ise hâlihazırda 3 milyon tonu aşmamız gerektiğini belirtti. İthalat yaptığımız ülkelerin Türkiye’deki ayçiçeği hasadının ve mahsullerinin bitme zamanını çok iyi bildiğini ve bu sebeple de maliyetlerini o yarıyıllarda yükselttiklerini söyledi. Büyükhelvacıgil, Avrupa Birliği’nden sıfır gümrük aidatı ile 18 bin ton yağ ithal edildiğini fakat ithalatın adaletli yapılmadığını da bildirdi.   Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi’ne sıfır gümrükle 2,6 Milyon Tonluk Hububat İthalatı Yetkisi Verildi.. Çok fazla bilinmese de Türkiye’de petrolden sonra en fazla ithalatı yapılan mahsuller yağlı tohum ve bitkiselyağ olarak dikkat çekmekte.   Çiftçiye bu mahsullerin yetiştirilmesine istinaden senede en  az  2 milyar dolar destek yaratılması halinde, ithalata gerek kalmayacağını söyleyen Büyükhelvacıgil, son on senede ayçiçeğinde 2,6 milyar dolar, ayçiçeği yağında ise 4 milyar dolarlık ithalat yapıldığını sözlerine ilave etti. Yağ sektöründe böyle devam etmesi halinde 2030 senesine kadar 15,6 milyar dolarlık ithalatın zorunlu olarak yapılması gerektiği bildirildi.  

    Yabancılara Ücret Karşılığı Vatandaşlık Uygulaması Rekor Gelir Yarattı DETAY
    Yabancılara Ücret ...

     Türk Vatandaşlığına Geçişte Yapılan Düzenleme ile Türkiye’ye 100 Milyon Dolarlık Yatırım Geldi   Türk vatandaşlığı hakkı kazanımında gerekli olan 2 milyon dolarlık sabit sermaye tutarının 500 bin dolara indirilmesi düzenlemesinden üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen 100 milyon dolarlık yabancı yatırımı gerçekleşti.   2018’in Eylül ayında yapılan bir düzenleme ile Türk vatandaşlığına geçişte kolaylık sağlanması amacıyla bir takım değişiklikler yapılmıştı. Buna göre yabancı vatandaşlığı bulunanların  Türk vatandaşlığı hakkı kazanmaları için öngörülen sabit sermaye tutarı 2 milyon dolardan 500 bin dolara indirilmişti.   Söz konusu düzenleme özellikle gayrimenkul sektöründe olumlu karşılanırken, yabancılara konut satışlarında bir sıçrama olacağı da tahmin edilmişti. Nitekim beklenen artış oldu ve yılın ilk dokuz ayında yabancılara 24 binden fazla konut satımı gerçekleştirildi.   Türk vatandaşlığında geçişte yapılan düzenleme ile 2018’den günümüze toplamda 250 küsur başvuru ve 100 milyon dolarlık yabancı yatırımı gerçekleştirilmiş oldu.   Eylül ayında yapılan düzenlemeden bu yana 100 milyon dolarlık yatırım yapıldığı ve 2019 yılında başvurularda patlama olması gelen talep sorguları değerlendirildiğinde öngörülüyor. Yatırımını veya bankadaki parasını 3 yıl boyunca çekmemeyi kabul eden, bunun yanında satın aldığı gayrimenkulü 3 yıl boyunca satmayacağını da taahhüt eden yatırımcılara ömür boyu Türk vatandaşı olma hakkı verilmesi 2018 yılında kabul edilmişti.   Bu düzenleme sayesinde konut sektöründe ciddi boyutta bir canlanma oldu. Öyle ki 2017 yılında yabancılara yapılan konut satışlarından 4,8 milyar dolar elde edilirken, 2018’de 10 milyar doları geçmesi bekleniyor.2019 yılında ise bu rakamın 14 milyar doları bulması hedeflenmekte.   VIP Turkish Pass yöneticisi Akın Atalay, söz konusu düzenlemenin olumlu etkilerinden bahsetti.   Yabancıların konut alımındaki artışla birlikte Türkiye’ye gelen yabancıların önemli kısmının yatırımla vatandaşlık hakkından yararlanma istediklerini söyleyen Atalay, en çok Arap ülkeleri, İran ve Türk Cumhuriyetlerinden taleplerin geldiğini belirtti. Bu ülkelerin yanında İngilizlerden de çok fazla telefon aldıklarını, Antalya’da yaşayan Almanların ve Rusların da ülkemize aşık olduğunu dile getirdi. Bu uyruklu kişilerin Türkiye’deki sosyal imkanları görünce ev alıp çifte vatandaşlık hakkı kazanmak istediklerini sözlerine ekledi.   Yabancıların en çok talep gösterdiği illerin başında İstanbul, Antalya ve Bursa geliyor. Ülkemizin doğusunda ise Mersin, Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay başı çeken diğer illerden.   Türk vatandaşlığına geçiş için sabit sermaye tutarının indirilmesinin ülkemiz için pozitif etkilerini sıralayan Atalay, bu imkandan yararlanmak isteyen yabancıların hiçbir bürokratik engelle de karşılaşmadıkları için oldukça verimli yürütülen bir sürecin devam ettiğini dile getirdi. İçişleri Bakanlığı’nın evrakların tam olması ve başvuruların eksiksiz yapılması halinde, başvuru sahiplerine 45 gün içerisinde cevap verdiklerini anlattı. Bu kişilerin Türk vatandaşları ile eşit haklara sahip olduğunu, başvuru işlemleri sürecinde hiçbir engelle karşılaşmadan, vergi indirimleri sigorta prim indirimleri, devlet destek ve indirimlerinden de faydalandıklarını da sözlerine ekledi.   Bakalım 2019 yılında süreç nasıl işleyecek?